Oyunsever Çocukların Ebeveynlerine

Yazıma konu olan oyunun heyecan ve merak uyandırıcı olabileceği, okuru da bu korku sarmalının içine alabileceği korkusu yüzünden adını açık seçik özellikle paylaşmıyorum. Hassasiyetimi anlayacağınızı umuyorum! Bir ülkede başlayıp zamanla diğer ülkelere yayılan, ''oyun'' adı altına saklanmış bu korkunç dijital ölüm yolculuğu, özellikle gençleri, zor dönemden geçen ve psikolojisi boşlukta olan insanları etkisi altına alabiliyor. Bir sosyal medya platformu aracılığıyla oynanabilen oyun şimdiye kadar yüzden fazla kişinin hayatını kaybetmesine yol açtı. Çünkü “oyun” onlara son aşamada ölümü tercih etmelerini söyledi. 

KODLAMALAR ÖLÜMCÜL

Oyunu oynamayı kabul ettiğinizde sizden bir takım kanıt istiyorlar (mesela fotoğraflarınız) ve bilgisayarınıza yolladıkları bir çeşit virüsle, bilgisayar kameranızdan sizleri izleyebiliyorlar. 50 gün boyunca size yönetici tarafından görevler veriliyor. Bu görevler insanın psikolojisini ve fiziksel sağlığını yaralayıcı çeşitten. Örneğin bir gün boyunca kimseyle konuşmamak, korku filmleri izlemek, jiletle kendine zarar vermek vb. bunları yaptıktan sonra yönetici size inanmak için kanıt, çoğunlukla fotoğraf istiyor. Eğer görevleri yapmazsanız sizi elindeki size ait görüntülerle tehdit ediyor, bu durumdan çıkış yolu bulamayanlar adım adım intihara sürükleniyor...

BİLGİSAYAR OYUNU DEYİP GEÇMEYİN!

Oyunda sık sık ölümü normalleştiren, ölüme motive eden cümleler kullanılıyor. Oyunun kurucusu yakalanmış olsa da oyunu devam ettiren yöneticiler hala var. Bu oyundan haberdar olan bazı sosyal medya platformları önlem alsa da tehlike halen devam ediyor. Oyunun kurucusu çıktığı duruşmada ''Mutlu bir şekilde ölüyorlardı. Onlara gerçek hayatta sahip olamadıkları sıcaklık, anlayış ve bağı veriyordum. Ben toplumda temizlik yaptım. Oyunu oynayanlar kesinlikle birer biyolojik atık. Normal insanlarla, biyolojik atıkları ayırdım. Bu oyunu 5 yıl düşündüm'' dedi.
Bu oyun kurulduğu ülkeden çıkıp Belçika, Moldova, Arjantin, İngiltere, Letonya, Estonya, Kırgızistan'a yayıldı ve bu sıralarda Türkiye'de de revaçta.
Çocuklarınız sırf sessiz kalsın, soru sormasın, beni rahat bıraksın diye ellerine akıllı telefon, karşılarına bilgisayar getirmeden önce mutlaka bir kez daha düşünün. Her şeye rahatça ulaşmamızı sağlayan teknoloji, bizlere, sevdiklerimize ''oyun'' adı altında büyük tehlikeleri getirebilir. Bu oyunu oynayıp intihar eden insanlarda birkaç yıl öncesine kadar mutlu insanlardı. Herkesin hayatında inişli çıkışlı dönemler olabilir ve bu tarz insanın psikolojisini darmadağınık eden oyunlar da boşlukta olan insanların dikkatini çekip onların dibe vuruşunu hızlandırabilir. 

EN MUTSUZ BİZİM GENÇLİK

OECD'nin öğrenci refahı araştırma programı PISA sonuçlarına göre en mutsuz gençliğin Türkiye'de olduğunu biliyor muydunuz? Her gün saatlerce bilgisayar oyunu oynayan, neredeyse iletişime geçmeyen; ilgiye aç çocuklarla ilgilenmek, onlara zaman ayırmak, birlikte etkinlikler yapmak ebeveynlerin en büyük sorumluluğu.

Bu oyun tehlikeli ve normal bir oyun değil. Araştırın, okuyun ama lütfen oynamaya kalkmayın. Oyunsever çocuğunuz veya tanıdıklarınız varsa neler oynadığına bakın. Türkiye'de bir gencin bu oyundan ötürü hayatını kaybettiğine dair haberler de var. Lütfen bu konuda bilinçlenelim. Ve geleceğimizi sanal alemin içine itmek yerine, sevgiyle kucaklayalım...

NOT: Türkşan Karatekin'e yardımları için teşekkür ederim.

*Yazıyı sizlerle paylaştığımda Türkiye'de bu kadar fazla bilinmiyordu ama artık özellikle son günlerde bu oyun yüzünden intihar edenlerin sayısı arttı. Oyunun adını artık bildiğinizi düşünmekteyim. Lütfen çocuklarınızı, yakınlarınızı bu oyundan koruyun.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Çalınmış Bir Hayat: Genie Wiley

Ayşe Teyze Anısına

HARİKULADE